Kaz avlusu, Kazdağı’nın zirveler
düzlüğünden başlayarak, dağın en yüksek zirvesi olan Karataş tepesini ve
kutsal alan olan Kartal çimenini de ( = Türkmen yaylası ) içerisine alan,
etrafındaki zeminden bariz şekilde ayırt edilebilen yer yer iki metre
genişliğinde olan, yıkılmış duvar hissi veren, bir kilometre çapında
dairesel taş yığınıdır.
Coğrafyacılar bu yapıya Girlant demektedirler ve milyonlarca yıl
önceden, buzullar tarafından meydana getirildiğini belirtmekte ve dünyada
ender görülen bir coğrafi yapı olduğundan söz etmektedirler.
Troya kral soyundan olan prens Ankhises ile tanrıça Afroditin
oğlu olan, Aeneas, annesinin de yardımıyla, Troya savaşından kurtulanlarla
birlikte, İda dağının en yüksek tepesi olan Gargaros tepesinin (=Karataş
tepe ) eteklerinde bulunan ve kutsal alan olarak kabul edilen Kartal çimeni
yaylasına (= Türkmen Yaylası ) sığınır. Düşmanlardan korunmak için
etraflarına harçsız bir duvar çevirerek, kaz avlusunu oluşturduklarını ve
İtalya’ya gidene kadar burada yaşadıklarını tarihçiler anlatmaktadır.
Kaz avlusunun oluşumunun yöre halkı tarafından en çok
benimseneni Sarıkızla ilişkili olanıdır. Sarıkızın kazlarının, Bayramiç
ovasına inerek köylünün mahsulüne zarar vermesi üzerine, Sarıkızın, eteğine
doldurduğu taşları saçarak Kaz avlusunu oluşturduğuna, böylece, Kazların,
köylülerin mahsulüne zarar vermesini engellediğine inanmaktadırlar.
|